Yaratılışındaki mucizenin farkında olan herkesin yapması gereken yegane eylem “Kendine dönmek”tir, cümlesini yazarken aklımdan acaba sen ne kadar yapabiliyorsun gibi bir soru geçiyor. Konu üzerinde biraz düşündükten sonra sonra da aslında pek çoğumuz gibi benimde tam bir dönüş konusunda sıkıntılar yaşadığım gerçeğini görüyorum. Sorunu biraz irdelediğimde kendine dönüşün bir yalnızlık eğilimi gerektirdiğini, insanın yalnız kalmaktan korktuğunu çoğu zaman bunun sıkıntısını yaşadığını düşünüyorum biraz daha derinlere inerek bu korkunun nedenlerini kendimce buluyorum. Günümüz popüler kültür dünyasında herkesin her şeyin birbirine benzediği kıtaların yakınlaştığı ve uzağın anlamını yitirdiği bir dönemde insanın kendine dönüşüne verdiği ilk tepki utanç oluyor çünkü insan yalnızlığında yani kendiyle baş başa kaldığı anda vicdan denen öze karşı duran savunma mekanizması harekete geçiyor ve en çok utandığımız, kendimize kızdığımız anların bir muhasebesine dönüyor yalnızlık eylemi, bencil bir yapıya sahip olan insan narsizmini bir kenara bırakıp yenilmeye başladığını düşünüyor. Bu bağlamda da o anın mecazi acısından kurtulmak adına kalabalığa karışıyor. Aynı şeyi düşünen onlşarca kişiyle birlikte olmak insan yığınları olmasına rağmen müthiş bir iletişimsizliğe dönüşüyor.
Herkes aynı şeyi düşünüyorsa hiç kimse hiçbir şey düşünmüyor demektir çünkü hal böyle olunca da birbirine çok benzeyen ve bu benzerlikten egolarımızdan dolayı birbirinden rahatsız olan yığınlar haline dönüşüyoruz. Oysa yaptığımız hareketleri önceden düşünerek eyleme geçsek utanılacak şeyler yapmakta uzak durur ve kendimize dönüşümüzü kolaylaştır iletişim sorunlarından kaynaklanan anlık sıkıntıları çekmez daha büyük sorunlarla ilgilenebiliriz.
Çok sevdiğim bir bakış açısını yazmak istiyorum size.
Çimlerin üzerinde yatan ve gökyüzünü seyreden bir adam huzuru arama çabasındadır.oysa gökyüzü ona ait değildir ona ait olan üzerinde yattığı çimendir.gökyüzüne bakmak yerine yüzü koyun yatıp yeryüzünü sarsa belkide ilk ihtiyaç duyduğu anne sütüne ulaşmak gibi bir hisse dünyanın yuvarlıklığını bir anne memesine gibi hissetmeye başlayacak ve özünü bulmak yolunda ilk adımı atmış olacaktır insan en çok kendine uzak bunu unutmamak gerek